28 Eylül 2008 Pazar

Korkudan Korkmayan Hayat




Hey!..

Nereye bakıyorsun sen sinirli sinirli?..

Korkutmaya mı çalışıyorsun beni ya da korkacağımı mı düşünüyorsun?..

Yanılırsın dostum...


Ben korkusuzum, hiç bişeyden korkmam... Senden, ondan, şundan, bundan, beni döven babamdan, bırakıp giden annemden, yaşlı dedemden, hayvanlardan... Kısacası hiç bişeyden korkmuyorum...

Ben korkumu kaybettim yıllar evvel... Küçücüktüm, ayaklarım ıslaktı... Yırtık bir ayakkabım vardı çünkü su geçiriyordu... Dikilecek bir yanı kalmadığı için ayakkabıcı İhsan amcaya da götüremiyordum... Çamurlu yollarda düşe kalka giderdim, üstüm başım kirlenirdi... Eve geldiğimde annem kızar ve ağlardı... Bizi bırakıp gittiğinde benim yüzümden gittiğini düşündüm hep, çamurlu elbiselerime kızıyordu ya hep, sanırım o yüzden gitti... Her gece yalvardım Allah'a... Nolur annem geri gelsin, ben daha üstümü kirletmeyeceğim diye... Ama ne gelen oldu ne de bir ses veren... O vakit yalnızlık korkumu yendim....

Annem gidince babam daha bir sinirli oldu, her gece beni dövmek için mazeret aradı ve buldu da çoğu zaman... Ağlamak da durduramadı bazen babamı, inlemem de acıyarak bakmam da... O yine dövdü... O vakit acı korkumdan da sıyrılmıştım... Okuldan aldı bir gün beni, sevdiğim kitaplardan ve arkadaşlarımdan ayırdı beni... Çalışmaya başladım... Tertemiz yüzüm kapkara olmuştu, minnacık ellerim nasırlı hale gelmişti... İsmimde değişmişti kimileri velet kimileri lan çocuk kimileri de piç diye çağırıyordu... Artık dayanamamıştım yırtık ayakkabılarıma rağmen delice koşuyor, akşam bunun hesabını vermem gerektiğini bile bile kaçıyordum... O gün dayak korkumu da yenmiştim...

Kaçmıştım evden, yaşlı dedem vardı uzaklarda, onun yanına geldim... Sıkı sıkı da tembih ettim "Aman babam duymasın" diye... Yaşlı dedem sevmezdi beni hani, hemen yetiştireceği aklıma gelmezdi... Telefonda duydum geleceğini babamın... O hışımla gecenin bir yarısı sokaklara düştüm... O gün karanlıktan ve sokaktan korkmamayı öğrendim... Sokaklarda dost edindim köpekleri, kedileri, fareleri... Yaren oldular bana, korkusuzluğuma bir halka daha eklediler...

Hayatım bana korkusuzluğu öğretti sonuçta... Ne ölümü hatırlatan sözden ne ölüme yol açan şeyden korkar oldum... Ne de senin bu bakışlarından korkarım...

Hey! Dostum yoluna git, dedim ya sana ben, korkmak nedir bilmem... Korku, içimde eridi gitti, aynı hayatım gibi...

Yavuz TANRIVERDİ

21.06.2008

Hiç yorum yok: