27 Kasım 2008 Perşembe

Saat Sabahın Beş'i...





Saat sabahın beş’i… Selamün aleyküm güne… Düşmez kalkmaz bir Allah var bu cihanda, biz ise imsak vakti düştük Gafur’un peşine… Haramilere döndük uyuyan insanların medetlerini de çaldık uykudan firar ettiğimiz için… Aşk şerbeti içtik 2 rekât üstüne 2 rekât eşliğinde… Dua’da bulduk kendimizi, kendimizden geçmiş bir hal cümbüşünde… Güneş gibi doğduk nefsimizin üstüne… Hüsrana uğradı şerrim, uykumu kaçırdı ama beni kandıramadı… Velâkin içim rahat, çabalarım hayrıma nihayet oldu…

Saat sabahın beş’i… Selamün aleyküm hayat’a… Bize sunulmuş yaşamda yeni yüzmeyi öğrendi bu vücudum, ciğerlerim hazzına vardı nefes almanın getirdiklerine… Yediğimiz darbeleri şükür diyerek atlattım, Rabbime güvenip umutsuzluklarımı cehenneme saçtım, vicdan muhasebesinin hesabını O’na en yakın yer olan secdede saydım, kirpiklerimi ıslatan ve yanaklarımdan süzülen damlaları bu âleme hikmet diye dağıttım… Kalem ve kâğıt yalan söylemez asla, söylese de silgi siler yalanı geriye bırakır gerçeği… Oda hayattır, hayatın gerçeğidir inanılması gereken… Tek şeydir inanılması gereken, tek bir yoldur gidilmesi gereken, tek olandır yandıkça yanılması gereken… Görülmeyen ve hissedilen, akılda olmayan ama oradan hiç çıkmayan, sana senden daha yakın olan, düşüncelerini senden önce bilen, düşündükçe kalbine inen tek şey… Bağışlayan, esirgeyen, iyiliği isteyen ve bize sayısız nimetler veren Rahmandır O… Gerçeğin ta kendisi yani…

Saat sabahın beş’i… Selamün aleyküm uyuyanlara… Bedenleri uyuyup ruhları yedi kat âlemi dolaşanlara… Gözlerin fersiz olduğu saatlerde serzeniş edip sonra da çapaklara isyan edip karanlıkta kaldığına pişman olan uyuyanlar… Parmakların yazmaya zorlandığı ve soğuktan büzüştüğü ve duygularda karasal iklimin hâkim sürdüğü ışıklı saatlerde uyuyanlar… Dostluklarını iblis’e hediye edip çocukluğuna dönenler uyanın… Aynaların çatladığı, meleklerin hiç uyumadığı, her şeyin temiz ve sessiz olduğu saatlerde ve gecenin son olduğu anlarda uyuyanlar… Uyanın selam verdik…

Saat sabahın beş’i… Selamün aleyküm uyananlara… Feragat edilen hasretliklerin mihmanları, rüyaları bölüp sükûnete dalanlar, suskun fırtınalara kapılıp heybetini yitirenler, , kasvetine yenilmeyenler, dilin kemiğini alçıya alanlar, ezan sesiyle doğup gamet sesiyle hazır ola geçen ve sela sesiyle ebediyeti görenler, beş vakti abdeste hediye edenler, beş vakti sema’da geçirenler, beş vakti O’na eda edenler… Bütün dualar üzerinize olsun, uyandınız çünkü…

Saat sabahın beş’i… Selamün aleyküm selam alanlar… Iraktan yakına yol alanlar, gözleri ışıl ışıl parlayanlar, mutluluk içinde feryatları dindirenler, Habibi bilenler onu işitenler… Saat sabahın altı’sı oldu ve Selam olsun hepinize…

Yavuz TANRIVERDİ

15.03.2008

Hiç yorum yok: