9 Kasım 2008 Pazar

Bad-ı Sabah Rüzgarı




Uzun zaman olmuştu
Yanaklarımı ıslatmayalı,
Dudaklarımı titretip,
Yüzümü buruşturmayalı.

Sonsuza dek sürermiş rüyalar
Uyanışla hayallere bürünür simalar
Susuzlukla belirir kuru dudaklar
Kusura bürünür sayısız hatalar.

Yitirilir güven, sonlanır sabır
Günahlar içinde kaybedersin duyguları bir çırpıda
Boynun bükülür, omuzların yıkılır
Yalnızlığın ortasında kalırsın kendi başına

Yürüyüşün gül endama bürünür,
İçimi yakar yolların bitişiyle
Kokun arştan aşağı gönlüme sürünür,
Aklımı alır buradayım değişiyle

Başım döndü kokunla,
Ateşe düştüm, sürüldüm ve yıkıldım gidişinle
Yanmaz kimse o ateşle
Ama ben yandım kül oldum, eridim sözlerinle

Ateşimi söndür diye haykırdım bad-ı sabah'a
Ama gelmedi esintisiyle
Okyanusların dibine daldım
Yine soğumadım ruhumu yakan ateşinin gelişiyle


Yavuz TANRIVERDİ

09.11.2008

Hiç yorum yok: