
Keyifli anıma denk geldi bu yazı,hadi yine iyisiniz...
Yolda yürüyorum; sağa çarpa sola çarpa, selam vere selam ala, seke seke. Sekmem biraz zor oluyor ama idare ediyoruz. :) Kedilere hal hatır soruyor onlar bana bakıyorlar sadece "Deli her hal" diyerekten, köpeklerden kaçıyorum hızlıca içimden geçiriyorum “Sizde baksanız bön bönde koşmasanız peşime” diye. Görünüş itibariyle kaba saba bir insan fikriyatı bıraksam da, karşımdakilere en fazla kaba üslubum "Ulanınız" olur. Oda arada hee.. Bana ters bakana ters bakarım, çalım atana tek kol atarım, omuz atanında vay haline :) Ağız burun girişmem asla. Asabiyiz ama durgun adamız vesselam, haysiyetimizi kalbimizin üstüne kancalayıp sözlerle un ufak ederiz ama yine de ağırlık göstermeyiz…
İnsanın kafası atmaya görsün yeter ki. Gözler karardı mı vay haline cinslik yapan zibidiye. "Bende aciz bir kul'um birader, bende nefsiyim üstüme gelmeyin" desem de kaşınılır özellikle. Hani derler ya "Amele sümüğü gibi yapıştı yere". Yapmak isterim ama yapamam. Murovari içimizde ki barındırdığımız “İnsan Sevgisi” kaplar bünyemizi. Hay ülen senin derin ve çekip gideriz beladan, dayaktan, sıfattan.
Delikanlıyız çok şükür. Yamukta yapmadık kimseye ya da ben bilmiyorum. Yaptıksa da Rabbim affetsin. Delikanlıyız ama hiç ayakkabının arkasını kırıp üstüne basmadım. Neyim eksikti benim desem de her zaman fazla'm olmuştur, taraklı ayaklarımı hesaba katmamışım. O yüzden hep terlik giydim, kışında bot. Onlarında kıracak bir tabanı yoktu maalesef :) Delikanlılığın ikinci sayfası da tesbih. Elimde hiç tesbih olmadı. O zamanlar Estagfirullah çekmeyi bilmiyoruz, sadece Samsun çıtır simidi çevirir gibi çeviriyoruz boyuna. Ellerim yaba gibi, zor oluyor çevirmesi sonunda da kopartıyoruz ipleri. Hay ipine de hay tesbihine de hay delikanlılığına daaa diyecek oluyoruz, susuyoruz. İyi huylu adamım çok şükür: D En son safha da kolları yana açarak yürümek. Onda sıkıntı yok. Az ağırlık çalışmadık zamanında kanatlar ejderha kanadı gibi :) Çalımlarla yürürüm sokakta, bakan bir daha bakar. Biri kasıntı der, biri mal'a bak der.(Mal derken sıfat anlamında olan değil cisim anlamında olandır :) ) Sonra kime havan dedim kendi kendime. Tabi Hakk'ı tanıyınca... :)
Etrafta düşman arayacağıma bir gün kendime baktım. En büyük düşmanım kendimdim aslında. Yani nefsim. Onla baş edemiyorum da mahalle de ki "Anadın mı" diye diye dolaşan zihniyetle nasıl baş edeyim. Dünyevi işler yolunda yürürken bir tebessüm yudumuyla cirit atarız dar sokaklarda. Kalp kirliye yakın... Yok, kirli kirli. Kalp yüze yansırmış, bizde ki surat siması satanistlerde var anca. Tebessümde sinsi kıvamında sanki Erol Taş, Tecavüzcü Coşkun ortası bir şey. Suratım keçe suratına benzese de iyi adamım be, vallahi bak :)
Çok enteresan bir adamım ben. Benim otokontrolüm süperdir ki, anlatamam. Benim otokontrolüm sadece delirmediğim,sinirlenmediğim,agresifleşmediğim ve sıyırmadığım zamanlarda mevcuttur.Normalde kontrollü bir insanım yani :D Altı üstü bir insan müsvettesi olmam dışında herhangi bir özelliğe sahip olmasam da çevremdekiler yüzünden hep bir şeye benzetildim ya da bir şekle sokuldum."Abi varya sana araba çarpsa, araba haşat olurda sana bir şey olmaz" mı demezsin ya da "Sende ki vücut bende olsun bir kamyon adam döverim" diyenden mi. Genelde hep bir araç ile, bu genelde kamyon oluyor, haşır neşir ve sapıkça bir ilişkiye sokuluyorum. Akıllı olun kardeşim, asabiyiz dedik :) Ben ölürsem ya kamyon altında kalacağım ya da o bir kamyon adamın hepsinden dayak yeyip rahmetli olacağım, hadi hayırlısı...
Arada daralıyorum kabul ediyorum. İradesizlik içinde olduğumuz zamanlarda oldu. Yanlışa düşmem kolayına.
Yanlışı görürsem dururum...
Doğru yolda isem yolumu bulurum..
Şükür yolumuz doğru, korkumuz yok yanlışa sürüklenmediğimizi biliyoruz. Kendimde olmasam yolumu bulmasam şimdi ne halde olurdum, kim bilir. Neyse otobiyografimi ciddileştirmeye gerek yok;
Gez dolaş,
Eğlen, keyflen,
Kendine gel.
Hadi selametle git,
Güler yüzle gel.
Kendin ol gel Lenn...
Daralıyorum dedim ya hani, aralarda, tenhalarda. Yok olurum kimse bulamaz beni. eMSeNe de gelmem, boşuna çevrimdışı ileti bırakmayın ya da Fasybuktan mesaj atmayın. Sonra haberlerde şu başlık görülmeden "eMSeNe açamayan insanın acı hayatı, az sonraa..." :P normale dönerim. İyi insanız dedik ya, üzmeyelim çevremizi...
Aman yeterrrrrr.
İçim dışıma çıkmadan sözlerimi bitireyim. Lakin içimdekileri yani ben'i size sununca bende bir şey kalmıyor. O zaman takır tukur ediyorum, boş bir adam oluyorum velhasıl. Azıcık cimrilik yapayım bu sefer, idare edin.
Yapımda emeği geçen arkadaşlara teşekkür ederim. Onların kim olduklarını, kim olanlar yazıyı okuyunca anlayacaklardır. Karışık bir cümle oldu, idare ediverin…
Dikkat!!! Bu bir otobiyografidir, ona göre. Akıllı olun yaniii :)
Yavuz TANRIVERDİ
09.01.2009
.jpg)
2 yorum:
böyle eğlenceli yazıların devamını bekliyoruz hocam :)
İnşa'Allah hacı'm...:)
Yorum Gönder