12 Ekim 2008 Pazar

Çal Kemancı Zamanı





Çal kemancı yorgunluğun hissini tekrar tekrar.
Tekrarlarla ahenk gelsin,
Teller yine tekerrüre bürünsün.
Bir beden bulacaksın ağaçların arkasında
Elinde son'dan bir önceki zaman
Süliyetini benzetir yakınım da ki bana
O,bana benzeyen ama benden uzak biri,ne yazık ki.
Arama boşuna gölgeni ve beni,bulamazsın
Bulunca da zaten,
Yıkılacak beden yerlere minareler uzunluğunda
Rüyaya dalacak hikmet.
Çığlıktan esinlenecek ışık,
Haykırmaya başlayacak hüzmelerini
Gülümseyecek en sonunda renkler,
Yansıyacak yüze.
Yolcu belirecek hayatın üstüne,
Ölümün içine
Yerde yatan bedenin benliğine
Tek hamle de silecek sahtelikleri, fikirleriyle
İnecek doğrunun derinine,
Girecek yalanın inine.
O, bir dilek ağacına bağlanan benzersiz son çaput olacak
Papatya'ya sarılacak,
Seviyorun anlamıyla kavrulacak
Kavrulmayla muhtaç olduğu tarifsiz hayat gelecek akla.
Elinde keman ile, kaybettiği benlik ile
Göz yaşları kalacak ölü bedeninde
Korktuğun mucizeler belirecek karanlığına
Dokunamayacak,koşamayacak,ulaşamayacaksın
Oyun bitti,aç gözünü buraya kadarmış
Çünkü ebedi sürmez rüyalar
Kalk,bitti rüyan...

Yavuz TANRIVERDİ


12.10.2008

Hiç yorum yok: