
Yolunu Hakk'a adayan kişinin, kalbini gaflet uykusundan uyandırması gerekir. Temizlemesi lazım gerekir dünya ile dolmuş kalbini ve zikretmesi gerekir devamlı ve devamlı o yüce Rabbini... Vird bir zikir çeşididir. Kalbin tezkiyesidir. Nefsin ilacı hizmet etmekse, kalbin ilacı da zikirdir.
Zikir, Rabbine yaklaşmanın en kutsi ve en kolay yoludur.
Zikir, meyvenin tadıdır. Her ısırdığında tadını aldığın şeydir.
Zikir, fikirdir. Fikrini günaha bürünmeden sunmaktır.
Zikir, cennet bahçelerinde namaz kılıp, Ravza'yı Mutahhara'ya yüz sürmektir.
Zikir, "Siz beni zikredin bende sizi zikredeyim" ayetine inanmaktır.
Zikir, iradedir. Zor olsa da görevini yerine getirmektir.
Zikir, gözyaşıdır. Dünyayı kenara itip, sadece O'na dökülmektedir.
Zikir, sokak lambasıdır. Karanlıkta kaldığında üzerine ışık saçandır.
Zikir bir nurdur. Sen zikretmeye ittikçe kalbini, o nur kalbine vakıf olur. Bir ışık gibi aydınlatır o nur kalbini ve temizler olmaması gerekenleri. Her şey gider, temizlenir kirden, olursun ferah. Geriye tek şey kalır. O da baki Allah...
Zikir, Rabbini sevmektir, O'na âşık olmaktır. O'ndan başkasına yer ayırmamaktır.
Yusuf için kavrulan ama onu bir türlü elde edemeyen Züleyha vardı. Hz. Yusuf hükümran olunca Rabbinin verdiği hükümdarlığa, Züleyha'yı da affetmiş ve ona Yusufunu vermişti. Lakin Züleyha artık Yusuf'a bakmamaktadır. Bunun sebebi sorulunca "Bende bir sevgi var içten, kalbimde her yer dolu, sana da yer kalmadı. Orda Allah aşkı var başkasını oraya alamam" demişti.
Zikir, sevdiğini anmak, andığı içinde her türlü güçlüğe karşı durabilmektir. Gelecek olan belalara, fitnelere bile. Hayrın ve Şer’in O'ndan geldiğini bilerek...
Şu şekilde bir kutsi hadis nakledilir:
"Nitekim beni sevenleri belaya uğratmak suretiyle imtihan ederim" . Burada ki anlam açıktır. Allah Teala'yı seven kimsenin şeref ve derecesi ne kadar yüksek ise karşılaşacağı bela, tefrika imtihanlar da o kadar çok demektir. Rasulullah Efendimize (S.a.v.) bir kişi gelip "Ben sizi seviyorum" deyince. Sevgili Peygamberimiz bu kişiye "O halde fakirliğe hazırlan" buyurdu. Aynı kişi "Ben Allah Teala'yı çok seviyorum" demesi üzerine bu kez Efendimiz (S.a.v.), "O zaman belalara hazırlan" buyurmuştur.
Zikir; göz, kulak, el, ayak, dil ile başka işlerle meşgul olmana rağmen kalp ile devamlı sevdiğini anmaktır.
Zikir, Allah'ı BİRlemek ve yüceltmektir. Teferruatlara takılmayıp kalbi zikirde toplamaktır.
Zikir, sessiz, sedasız hatta şeytana bile duyurmadan seni Yaratanı tesbih etmektir...
Bir hadis-i şerifte:
"Kan damarları içinde kanın dolaşması gibi, şeytan da insanın içinde dolaşır." Buyruluyor. Nakşî yolunun büyüklerinden Abdulhâlık Gücdevanî (k.s) " İnsanlara ve şeytana fark ettirmeden Yüce Allah gizlice nasıl zikredilir?" sorusunun cevabını, H.z Hızır (K.s.)’ın öğretisi olan gizli yolla nefy u isbat (La ilahe illallah) a bürünerek ulaştı.
Zikir, her dönüşte bir "ilahî ente maksudî ve ridake matlubî" dir.
Zikir, ilimdir. Rabbinin hikmeti ile ilmine vakıf olmaktır.
Zikir, şükürdür.
Zikir, virddir.
Zikir, Allah'ın(c.c.) ta kendisidir...
Yavuz TANRIVERDİ
26.01.2009
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder